Mata Hari: Betrayal is only a Kiss Away inceleme

18 Aug 2009 at 3:38 pm | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Bazı oyunlardaki senaryolar, Hollywood filmlerine bile taş çıkartabilecek seviyede. Özellikle son yıllarda geliştirilen çoğu projenin hikayeleri için, usta senaristler tutuluyor. Bazı yapımlar ise gerçek hayatta yaşamış kişileri ve olayları işleyebiliyor. Mesela bir süre önce piyasaya sürülen Velvet Assassin, İkinci Dünya Savaşı sırasında ajanlık yapmış, Violette Szabo’nun geçek yaşam hikayesinden esinlenmişti. Mata Hari: Betrayal is only a Kiss Away de (Kısaca Mata Hari), Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar için casusluk yaptığı söylenen Margaretha Geertruida “Grietje” Zelle’i ele alıyor.Yapıma konu olan Margaretha Geertruida “Grietje” Zelle, 7 Ağustos 1876′da Leeuwarden’de doğdu. Zelle, gerçekte Paris’te dans ederek oldukça ünlenmiş bir dansçı. Sahne adı da oyuna ismini veren “Mata Hari”. Egzotik dans hareketlerine sahip olan Zelle, Almanlar adına casusluk yaptığı gerekçesiyle 15 Ekim 1917′de ise kurşuna dizilerek idam ediliyor. Oyunda da Mata Hari’yi yönetiyoruz ve dans kariyerine başlarken, casuslukla harmanlanan hikayesine şahit oluyoruz.

Yapıma girdiğimizde bize Mata Hari’nin başından geçenleri anlatan ufak bir sinematik karşılıyor. Aslında sinematikler anılarını anlatan birine ait ve her yeni bölümde karşımıza çıkıyor. Oyuna başladığımızda ise kendimizi Paris’te buluyoruz. En başta yapmamız gereken ünlü bir menajerle kariyerimize yardımcı olması için konuşmak oluyor. Bundan sonrası ise casusluk işin içine giriyor ve olaylar daha farklı boyuta geçiyor. Oyun genel olarak kolay bir oynanışa sahip. Ekranın altında bulunan envanter barı içinde konuşmamız gereken kişilere vereceğimiz cevaplar ve bulmacaları çözmek için tıklamamız gerekenler, işaretlerle gösteriliyor. Herhangi biriyle diyaloga girdiğimizde, ona cevap vermek için bar içindekini, karakterin üstüne tutup bırakmamız gerekiyor. Keşke konuşmalarda bu kısımlar direk seçeneklerle yapılsaymış.Bulmacalar genel olarak çözümü kolay, özellikle tecrübeli macera oyuncuları çözmekte hiç zorlanmayacaktır. Mesela bir belgeyi gizlice almak için, envanter barı içinde gerekli olanları, sırasıyla nesne üstüne tutup, kombine edip alabiliyoruz. Zaten yapacaklarımız ve bize gerekli olan her şey oyun içinde olduğumuz yerde bulunuyor. Bu yüzden çözümlere rahatlıkla ulaşabiliyoruz.

Eskilere dair

Mata Hari, basit bir şekilde işliyor. Oyunda karakterimizin Spycraft, para ve yetenek başlıkları da var. Yapacaklarımız, hikayeyle ilgili detaylar vs… gibi detaylar günlüğümüze kaydoluyor. Günlükten gerekli açıklamalara ulaşabiliyoruz. Oyunun grafikleri vasatın altında seyrediyor. Ana karakter modellemesi dahil, genelde modellemeler biraz idare eder. Çevre, atmosfer, karakterlerin kendisi zamanı yansıtan bir şekilde tasarlanmasına rağmen, görselliğin kaliteli olmaması işi baltalamış. Açıkçası seslendirmeler, grafiklere göre daha iyi yapılmış, ancak bazı seslendirmeler sanki “Hemen işimi yapayım da bitsin” havasında.

Klasik “Point and Click” tarzındaki macera oyunumuz, belki hit bir yapım değil, ancak hikayesi biraz ilgi çekiyor. Macera severler Mata Hari’yi deneyebilir, yalnız bir kere oynanıp bitirildiğinde, tekrar oynanması için bir çekiciliği yok.

ATV GP İnceleme

18 Aug 2009 at 3:34 pm | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Çocukken ATV’leri televizyondaki filmlerde, dizilerde görürdüm. Özellikle güzel kadınlarıyla ünlü zamanın dizisi Sahil Güvenlik’te, cankurtaranlar ATV’lerin üstünde kumsalda dolanırdı, kıskanırdım. Bir tane bende de olsun diyerek ufaktan para bile biriktirmiştim, çocuk aklı ne yapacağım başka. Her ne kadar hayatımda ATV sahibi olmayıp, Miami’nin plajlarında dolaşamasam da, oyun dünyasının sunduğu fırsatlar çocukluk hayalimi bir nebze gerçekleştirdi. Geçtiğimiz sene piyasaya sürülen Pure, ATV’lere odaklı yarışlarıyla kaliteli bir yapımdı. Aracı iskeletinden diğer detaylarına kadar oluşturmak, havada hareketler yapmak güzeldi. Şimdi onunla aynı içeriğe ve tipe sahip, ama 10 sene gerisinden gelen bir yapım bana bakıyor, fakat benim gibi çoğu kişi kafasını çevirmeye yeğler.

Bir grup insan bir araya gelmiş, yarış oyunu yapalım demişler ortaya ATV GP çıkmış. Herhalde birkaç gün içinde projeyi hazırlayıp, piyasaya sürmüşler. Oyuna girdiğimizde yarış ve kariyer seçenekleri karşımıza geliyor. Bunlar dışında başka bir başlık yok, eğer grafik ayarı yapmak istiyorsanız, başlangıç menüsünden bakmanız gerekli. Ama buna inanın hiç gerek yok, çünkü tarihi eser görsellik ATV GP’de kol geziyor. Kariyer modunu seçersek, bize verilen ATV’ye atlayıp, kendimizi yarış pistinde buluyoruz. Geri sayım bitmeden yarışa başlayabiliriz, hem de çok kolay bir şekilde. Nasıl mı? Space ile ATV’miz hoplayıp, zıplıyor. Geri sayımdayken, Space’e ardı ardına basıp, aracımızı hoplatarak, başlayabiliriz. 10 saniye süren sayım bittiğinde, gaza kökleyip, diğer yarışmacılara fark atabiliriz. Ne kadar kolay ve göze giren bir hata…

Gazla gazla nereye kadar?

Oyunun berbat grafiklerine ek olarak, oynanış da bir o kadar kötü. Altımızdaki alet gereğinden fazla sağa sola kayıyor. Eğer ufaktan da olsa yolun dışına çıkarsak, “Wrong Way” uyarısı ekranda beliriyor. Halen yolun biraz daha dışında kalırsak, birinci olduğumuz halde bile rakiplerimizin en arkasında yarışa tekrar dahil oluyoruz. Bu yüzden doğru yolda gitmemiz gerek, fakat doğru güzergahta ilerlemek, sağa sola iyice çeken ATV yüzüne yalan oluyor.Yarışlarda aracımız oraya buraya çarpıyor ve oyun fizik kurallarını altüst eden efektlerini sergiliyor. Hızla girdiğim duvarda, aracım 90 derecelik dik açıyla yerçekimine meydan okurken, ATV’yi süren pilot ise aracın üstünden düşüp, gene dik açıyla duvar üstünde oturuyordu. Yine aynı şekilde, yerde bulunan nesnelerle iç içe girip, kaynaşma, kardeş olma enstantanelerine de şahit olabilirsiniz.

Beri gel

Oynanış, grafikler ve bunların üstüne cilalama olarak sesler de ekleniyor. Sanırım, yapımcılardan biri ATV’lerin motor sesleri için, çim biçme makinesinin sesini kullanmış. Gerçekten yarışırken, bir yandan bahçede çimleri kestiğinizi sanabilirsiniz. Öyle bir efekt var. Bunun haricinde yarıştığımız pistlere göre değişen çevre sesleri var, ama olmasa da olurlarmış. Belki tek güzel yan, kendini tekrarlasa da Rock tarzındaki müzikler olacaktır.

Tanıtımlar için kartondan yapılmış modellemeler vardır, marketlerde, mağazalarda vs… yerlerde rastlarız, işte bunlar ATV GP’de bizim seyircilerimiz. 2D olan seyircilerin içinden geçiyorsunuz. Çarpma, devrilme veya yırtılma gibi lüksleri yok.

Yapımda multiplayer seçeneği bulunmuyor, zaten olsa da yapımcıların oynayacağını bile sanmam. Kısaca toparlarsak, ATV GP için zamanınızı boşuna harcamayın, başka aktiviteler ile ilgilenin derim.

Alıntı

RailWorks İnceleme

18 Aug 2009 at 3:31 pm | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Simülasyon oyunları genel olarak zor ve belli bir kitleye hitap ediyor. Bu türde bir yapım hazırlamak da emek ve zaman istiyor. Hepsinden öncesi gerçeklik ön planda. Birçok detaya dikkat etmek gerek. Eğer ortada yanlış bir şeyler olursa, kullanıcılardan gelecek geri dönüşüm de pekiyi sonuçlanmayabilir. Tür de kendi içinde farklı sınıflara sahip. Genel olarak uçak veya arabalar, yarışlar üstüne yoğunlaşan örnekler var. Aslında bunlar da genel olarak bir seriye ait olan üyeler. Simülasyon türünde piyasaya sürülen yapımlar az, bir de türün farklı bir sınıfına ait olan nadir çıkan oyunlar var. Bunlardan biri de tren simülasyonu. RailWorks de yeni bir halka olarak zincire eklendi.
Genel olarak tren simülasyonu sevenlerin ilgisini çekecek olan yapımda, 50 farklı değişik senaryo yer alıyor. Bu senaryolar doğrultusunda, belirli olan rotamızda ilerleyip, amacımızı gerçekleştiriyoruz. Misal olarak klasik şekilde yolcuları bir istasyondan alıp, başka bir istasyona götürmemiz gerekiyor. Yeri geldiğinde oksijen dolu tankları başka yere transfer edebiliyoruz. Kısaca stokları götürme ve getirme işlemi. Tabii ki bunu yaparken tren kullanmanın zorluklarıyla da karşılaşıyoruz. Senaryolar ilk başlarda basit, ancak sonradan farklılaştıkça biraz daha zorlaşıyorlar.

Oyunda sekiz farklı rota var. Bunların beş tanesi gerçekte de olan; Bath-Templecombe, Oxford-Paddington, York-Newcastle, Hagen-Siegen ve Cajon Pass. Geri kalan üç tanesi ise; Amerika’da Denver ve Colorado’yu içine alırken, İngiltere’ye hatta Kuzey Avrupa’ya kadar uzanan kurgusal rotalar. Yapımı basit ve daha gelişmiş modlarıyla oynayabilirsiniz, ama tavsiyem gelişmiş mod olacaktır. Böylece RailWorks’teki gerçeklik de en üst seviyeye tırmanıyor. Bu şekilde kendi sürüş tecrübenizi iyice ortaya çıkartabilirsiniz. Yapımda 13 farklı lokomotif var. Her birinin modeli farklı. Lokomotiflerin sayısı az gözükse de, aslında genel olarak yeterli. Eğer daha fazla ve farklı lokomotifler isterseniz, RailWorks’e senaryo ve başka model lokomotif ekleyen DLC’leri satın alabilirsiniz. Ek içerikler sayesinde hem yeni lokomotifler, hem de yeni senaryolar ana oyuna dahil oluyor. Şu zamana kadar Isle of Wight adında 14 farklı senaryo artı rota ekleyen bir ek paket, ayrıca dört farklı eklenti yayınlandı. Yayınlanan dört DLC’nin her birinin 5-6 tane yeni senaryo içerdiğini de belirteyim. Normalde 50 tane olan senaryo sayısı eklentilerle birlikte bir hayli artıyor. Bu da daha da uzun bir oynanış süresi yaratıyor. Tabii ki DLC’ler ve ek paket ayrı bir şekilde satılıyor. RailWorks’un ara yüzü genel olarak basit şekilde tasarlanmış. Bazı oyunlarda kullanıcı birimi karışık olur ve neyin nerede olduğunu göremezsiniz bile, ama yapım bu konuda iyi. Ara yüz rahat ve kullanışlı.

Simülasyon türündeki yapımların grafikleri genelde üst seviyede gezinir. Hatta zamanının çoğu sistemi bile görselliklerin hepsini ekrana yansıtmakta zorlanabilir. RailWorks ise bu konuda daha mütevazi kalıyor. Grafikler açısından yapım özellikle tren modellemelerinde iyi işler çıkartıyor. Yalnız çevre bazı zamanlar yavan kalabiliyor. Kaplamalar yapaylık hissi verebiliyor, yine de grafikler yeterli olmuş. Buna ek olarak RailWorks düşük bir sistem ihtiyacına sahip. Sesler ise oyunun en iyi yönlerinden biri. Lokomotifler çalışırken, bir yere giderken gıcırdayan kısımlardan diğer noktalara kadar birçok efekti duyabilirsiniz.

Oyunda bir tane de editör bulunuyor. Kendi rotalarınızı veya senaryolarınızı yaratabilirsiniz. Hazır olanları ise istediğiniz biçimde daha elden geçirebilirsiniz. Kendi dizaynlarınızı arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz. Sonuç olarak RailWorks kendi türünde çıkan nadir oyunlardan biri ve türü sevenler için kaliteli bir alternatif. Yapımcılar RailWorks’e yaptıkları yeni eklerle, oyunu daha da geliştiriyorlar.

alıntı

Rise of Flight: The First Great Air War inceleme

01 Aug 2009 at 8:10 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Neoqb tarafından geliştirilen Rise of Flight: The First Great Air War (ROF), bizleri Birinci Dünya Savaşı zamanına götürüyor. ROF’a başladığımızda bir hesap yaratmamız gerekiyor, yoksa oyuna giremiyoruz. Hesabı oyunun sitesinde açıp, yapımla birlikte gelen CD-Key’i aktif etmeniz gerekiyor. Bu işlemleri tamamladıktan sonra artık ROF’a girebiliriz. Yapımda aslında Single Flight, Skirmish, kariyer modu ve multiplayer başlıkları yer alıyor. Eğer gökyüzüne olabildiğince hızlı çıkmak istiyorsanız; Fokker D.VII, Albatros D.Va, Nieuport 17.C1 ve 28.C1, artı SPAD XIII beş farklı model uçaktan birini seçebilirsiniz.

Campaign kısmında ise çeşitli görevleri yapıyoruz ve yükseliyoruz. ROF’un asıl ince detayları ve gerçekçiliğini uçağı kullanmaya başladığınızda görüyorsunuz, hatta görmek ne kelime resmen hissediyorsunuz. Kullandığımız uçaklar son model teknoloji değil. Dönemin uçaklarındaki manevra kabiliyeti ve tepkileri yapımda aynen yer almış. Düşmanlarla çarpışırken ve uçarken detaylar kendini gösteriyor. Özellikle hasar modellemesi harika bir şekilde yapılmış. Mermileriniz düşmanların üzerine yağdığı zaman, uçakların gövdeleri yırtılıyor, parçaları kopuyor. Yapımda hava şartları da önemli. Gerçekçi şekilde hazırlanmış, sisli veya yağmurlu bir hava olabiliyor. Yağmur damlaları, uçağınızın ön koruma camına ve gözlüklerinizin üstüne düşüyor, bu görüşünüzü de engelleyebiliyor. 125.000 kilometre kare olarak hazırlanan Fransa’nın kırlarını ve savaşın atmosferini, görsel olarak ROF kaliteli bir biçimde ekrana yansıtıyor. Grafikler gerçekten iyi yapılmış. Uçak modellemeleri ayrıntılı, görsel efektler ise genel olarak etkileyici. Fakat bunun ağır bir faturası da var, yapımı detaylarıyla oynamak için güçlü bir sistem lazım. Ayrıca ROF’un yükleme ekranları uzun sürüyor. Kontrolleri ise oyuna başlamadan önce ayarlamanız lazım. Oyun sırasındayken kontrolleri değiştiremiyorsunuz. Sesler bakımından ROF yeterli sayılır. Aslında motor sesleri ve efektler hoş, fakat anlatımlar biraz ucuz yapılmış gibi. Özellikle Tutorial kısmındaki seslendirme zayıf kalıyordu. Yapım bir tane de editör içeriyor, böylece kendi görevlerinizi ve senaryolarınızı yaratabilirsiniz.

Rise of Flight: The First Great Air War, genel olarak kaliteli bir simülasyon. Grafikleriyle, hasar modellemesiyle birlikte, gerçekçi bir oynanışa ve ince detaylara sahip, fakat ağırlıklı olarak simülasyon türüne aşina olan tecrübeli oyunculara hitap ediyor. Eğer türe yeni başlıyorsanız, zor bir yapım. Uzun yükleme süreleri ve bazı hatalarına karşın, çok sık karşımıza çıkmayan simülasyon türünde iyi örneklerden biri. Türü sevenlerin kaçırmaması lazım.

alıntı

puan:84

G-Force inceleme

01 Aug 2009 at 8:08 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment

Temmuz ayında Amerika ve başka ülkelerde gösterime giren G-Force, Eylül’de de ülkemizde sinemalarda oynayacak. Yapımda, dünyayı ele geçirmeye çalışan kötü bir milyarderin planlarını bozmaya çalışan, özel ajan birliğinin macerası işleniyor. Yalnız bu ajanlar birer fare. Eurocom tarafından hazırlanan oyun da, filmle aynı senaryoya sahip. Yapımda Darwin karakterini yönetiyoruz. G-Force’a başladığımızda bizi Tutorial bölümü karşılıyor. Burada özellikler gösteriliyor ve oyunun dinamiklerini uygulamalı olarak kısaca oynuyoruz ve sonrasında ana maceraya geçiyoruz.

Oyun, aksiyon, platform ve arada çözümü kolay bulmacaları harmanlayan bir yapıya sahip. Karakterimizle yerde, bazen de çatılarda ve yüksek yerlerde dolaşıp, belirli olan görev noktasına ulaşmaya çalışıyoruz. Karşımıza kötü milyarderin hain planları sayesinde canlanan, ekmek kızartma makinesinden, bilgisayar kasasından vs… bozma robotlar çıkıyor. Ancak Darwin, üstün teknolojik silahları ve kabiliyetleri sayesinden alayının hakkından geliyor. Karakterimiz bir Jet-Pack’e sahip. Jet-Pack ile kısa bir süreliğine uçuyor, yüksek yerlere çıkabiliyor ve artı olarak nitro özelliği sağlıyor. Böylece Darwin hızlıca ilerleyebiliyor.Karakterimiz iki saldırı imkanına sahip. Bir tanesi ışın kılıcına benzer bir kampçı, diğeri ise silahları. En fazla üstümüzde 3 silah oluyor ve yapımda farklı silahlar da var. Ayrıca silahlarımız geliştirilebiliyor. Bunu kahve, yiyecek sağlayan makinelere benzer olan noktalardan yapıyoruz. Geliştirme için Gold ve Silver data diskleri, artı belirli bir puan lazım. Diskler çevrede saklanmış bir şekilde çıkıyor veya görev gereği başka bir karakter verebiliyor. Bu noktalarda silahlarımızı geliştirebiliriz. Artı olarak diskler olmadan da, sağlığımızı, cephanemizi doldurabiliriz. Puanlar öldürdüğümüz düşmanların üstünden ve çevrede kırdığımız kutulardan çıkıyor. Mooch adında sinek bir yardımcımız var. Mooch, Darwin’in giremediği yerlere giriyor, kilitli kapıları açıyor, hatta gerekli anahtarı alıp karakterimize getiriyor. Yalnız Mooch’u kontrol etmek biraz zorlu. İstediğiniz yöne gereğinden fazla dönebiliyor. Kilitli kapılar vs… diye bahsettik, yapımdaki bulmacalar da genelde bu yönde. Kilitli olan kapıları açıp, görev noktasına gidiyoruz. En başlarda tek bir tane kilitli yer karşımıza çıkıyor, ancak oyunda ilerledikçe bu biraz daha kombine hale geliyor ve ardı ardına kilitli yerleri açmak durumunda kalabiliyoruz.

Karakterimiz karanlık yerlerde görmemizi sağlayan bir gözlüğe ve artı olarak Scanner’a sahip. G-Force’un grafikleri genel olarak ortalama seviyede. Ana karakterler olan fareler şirin yapılmış. Görsellik yapımın eğlenceli atmosferine uyuyor. Seslendirmeler de yeterli. Sadece single player bir oynanış sunan G-Force, multiplayer modu barındırmıyor. Kötü bir film oyunu değil, ama bir kere bitirildikten sonra rafa kaldırılabilir.

Clutch inceleme

01 Aug 2009 at 8:06 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Arcade tarzda bir sunum içeren Clutch’ta basit bir senaryo yer alıyor. Yaşanan bir felaket sonucu, şehirdeki insanlar kana susamış zombilere dönüşüyorlar. Biz de bu durumdan kurtulmayı başarmış bir kişiyi yönetiyoruz. Zombilere karşı ise en etkili silahımız, zırhlı ve hızlı olan aracımız.

Aracımızla çeşitli aksiyonlara girdiğimiz yapımda, şehirdeki zombileri öldürdükçe para kazanıyoruz. Aslında zombiler oyundaki figüranları canlandırıyorlar desem daha doğru olacak, çünkü Clutch zombiler haricinde farklı oyun modlarına yoğunlaşan bir yapım. Açık bir dünya sunan oyunda, şehirdeki farklı renklerle belirli noktalara giderek, görevler alıyoruz ve çeşitli modlar oynuyoruz. Mesela Testosterone’da, bizim gibi rakip araçları bir arenada yok etmeye çalışıyoruz. Testosterone dışında, Artifact (Daha fazla para veriyor ve normal oyunda da şehirde belli yerlerde var) topladığımız zamana karşı yaptığımız yarışlar, şehirde hedef gösterilen aracı yok etmeye çalıştığımız Hunt, diğerleriyle yarıştığımız Streetracing gibi oyun modları var. Toplamda combat ve yarışların olduğu 8 farklı mod var.Şehirde dolanırken veya modları oynarken, karşımıza farklı renklerde küre şeklinde bonuslar çıkıyor. Bu küreler bizlere bazı ekstralar sağlıyor. Mesela verdiğimiz hasar bir süreliğine artıyor, mavi olanlar nitro verirken, yeşil olanlar aracımızı tamir ediyor. Eğer yüksek yerlerden atlarsak veya farklı hareketler yaparsak da nitro doluyor.

Aracımızı geliştirebiliyoruz. Yeni nitro, zombileri yok etmek için ilginç kesici aletler vs… gibi geliştirmeler açılıyor. Tabii ki sadece geliştirmeler yok. Aynı şekilde farklı araçlar da var, ama bunlar en başta kapalı. Oyunda ilerledikçe ve görev yaptıkça kilitli yeni araçlar ve geliştirmeler açılıyor. Zombilerden ve görevlerden kazandığımız paralarla bunları satın alabiliyoruz.

Aynı şekilde içinde bulunduğumuz şehrinde en başta kapalı yerleri bulunuyor. Yapımda ilerledikçe bu yerler de açılıyor ve keşfe çıkabiliyoruz. Clutch’ın grafikleri vasatın biraz daha altında seyrediyor. Aracımız görsel olarak hasar alıyor. Araç modellemeleri fena olmasa da, açıkçası genel grafikler iyi değil. Oyun ses efektleri konusunda fena olmasa da, müzikler açısından kaliteli. The Beatdevils, The Stockmen gibi grupların Rock tarzında parçaları, DJ Shibata’nın elektronik hareketli şarkıları var.Yapım kendi Achievement’larına sahip. Ayrıca galeriye girip konsept çizimlere ve artı olarak müziklere de ulaşabilirsiniz. Müzikleri ve oynanışıyla Clutch eğlenceli bir yapıya sahip, fakat bir süre sonra yapılanlar tekrarlanıyor ve biraz sıkıcı oluyor. Ayrıca multiplayer bulunmuyor. Halbuki çoklu oyuncu modu üstünden güzel kapışmalar yapılabilirdi. Yapımın diğer bir artısı olarak, az yer kaplıyor ve düşük bir sistem ihtiyacına sahip.

alıntı

puan:74

Battlestrike: Shadow Of Stalingrad inceleme

01 Aug 2009 at 8:04 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Milyonlarca ölümün yaşandığı İkinci Dünya Savaşı’nda, Naziler, Sovyetler Birliği’ne de saldırarak geniş çaplı işgal planlamaktadır. Bunun için öncelikli amaç ise Stalingrad’ın yönetimini ele geçirmektir. Bu noktada yapıma bir Sovyet askeri olarak başlıyoruz ve Nazilerin planlarını başarısızlığa uğratmak için mücadele veriyoruz. Yanımızda bizimle birlikte gelen bir veya iki adamımız oluyor ve içerisinde yer aldığımız operasyonlar, genellikle ufak çaplı mıntıka temizliğinden öteye gidemiyor. Her bölümde az sayıda Nazi askeri öldürüp, birkaç belgeyi de ele geçirdiğimiz takdirde bir sonraki göreve geçmeye hak kazanıyoruz.Oyunun çizgisel bir ilerleyişi var ve çoğu zaman sinir bozucu olabiliyor. Gitmek istediğiniz yer tam karşınızda duruyorken, önünüzdeki engeli geçemeyeceğinizden dolayı, mecburen yapımın belirttiği yolu bulmalısınız. Bu durum sıkıcılığı giderek daha da artırıyor. Aynı anda iki büyük, bir de küçük silah taşıyabiliyoruz. Zaten hepsi daha önceki oyunlardan aşina olduğumuz silahlar. Ayrıca sabit MG42’leri de kullanabiliyoruz. Sağlık sistemi olarak, “Dinlen ve iyileş” yöntemi kullanılmış. Düşmanlarımızın ve yanımızda yer alan askerlerin yapay zekâ düzeyleri çok düşük, gösterdikleri tepkiler çoğu zaman gülünç durumlara yol açıyor. İşin içine grafikleri de ekleyince, üzerine tuz biber oluyor

alıntı

puan:60

Mafia: The City Of Lost Heaven Hile

26 Jul 2009 at 9:21 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Oyun sırasında shift tuşu ile beraber ~ basın ve daha sonra aşağıdaki kodları girin:

BADGANGSTERS : Tanrı modu
DEADGUNS : Tüm silahlar ve cephane

Wolfenstein 3D hile

26 Jul 2009 at 9:17 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

1. Oyunun çalıştırıcı dosyasının yanın –GOOBERS ekleyerek çalıştırın (Örn: WOLF3D -GOOBERS )
2. Oyuna ilk girdiğinizde , ALT, L-SHIFT, + BACKSPACE tuşlarına sırasıyla basınız,
Böylece Debug modu çalışır halde olacaktır. Daha sonra tab tuşu ile birlikte aşağıdaki tuşları kullanarak istediğiniz hileyi uygulayınız
a. TAB+G – Tanrı Modu (Ölümsüzlük)
b. TAB+W – Level Seçebilme
c. TAB+I – İstediğiniz nesneyi seçebilirsiniz
d. TAB+X – Extra Stuff verir
e. TAB+S – Ağır Çekim Effecti
f. TAB+B – Çizgi Rengini Değiştirir

Medal Of Honor : Allied Assult Hile

26 Jul 2009 at 9:15 am | In Katagorisiz oyunlar | Leave a Comment
Tags:

Masa üstündeki oyunun kısayolunda çalıştırıcı satırın sonuna aşağıdaki parametreyi ekleyin:
+set ui_console 1 +set cheats 1 +set thereisnomonkey 1

Oyun sırasında [é] tuşuna basarak konsolu açın ve aşağıdaki kodları yazın:
dog – Ölümsüzlük (Tanrı Modu)
fullheald – Full sağlık
wuss – Tüm silahlar ve cephane
give ammo – Maksimum cephane
noclip – Hayalet olursunuz istediğiniz yerden geçersiniz
notarget – Oyunun versiyonunu verir
listinventory – Eşya listesini verir
tele x y z – Yazdığınız X Y Z koordinatlarına ışınlanırsınız
coord – Bulunduğunuz koordinatları verir
health – Sağlığınızı düzeltir
kill – Ölürsünüz
winchester – Görünmez Olursunuz
map “map name” – Harita ismi yazılı haritaya gider
giveweapon weapons/(silah adı).tik – Aşağıdaki listeden silah adı yerine yazdığınız bir silahı verir.

Silah İsimleri
Colt 45 – colt45
Frag Grenade – m2frag_grenade
Walther P38 – p38
Steilhandgranate – steilhandgranate
M1 Garand – m1_garand
Mauser KAR 98K – kar98
Shotgun – shotgun
Bazooka – bazooka
Panzerschreck – panzerschreck
BAR – bar
StG 44 – mp44
Thompson – thompsonsmg
MP40 – mp40
Springfield ‘03 Sniper – springfield
KAR98 Sniper – kar98sniper

Harita isimleri
m1l1
m1l2a
m1l2b
m1l3a
m1l3b
m1l3c
m2l1
m2l2a
m2l2b
m2l2c
m2l3
m3l1a
m3l1b
m6l3e

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.